Zina (aldatma) nedenine dayalı boşanma davası (TMK m.161) açma hakkı hangi sürelere tabidir? Bu süreler hak düşürücü nitelikte midir? Zina eyleminin devam etmesi (süreklilik göstermesi) bu sürelerin başlangıcını nasıl etkiler?
TMK m.161/2'ye göre, zina nedenine dayalı dava açma hakkı, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini 'öğrenmesinden' başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Bu süreler 'hak düşürücü' niteliktedir ve mahkemece re'sen dikkate alınır. Ancak, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/25672 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, eğer zina eylemi tek bir fiilden ibaret olmayıp, bir yaşam tarzı olarak devam ediyorsa (örn. başka bir kadınla birlikte yaşamaya devam etme), hak düşürücü süre bu eylem sona ermeden işlemeye başlamaz. Her yeni eylem, süreyi yeniden başlatabilir. Dolayısıyla, aldatma eyleminin süreklilik arz etmesi, öğrenme tarihini ve dolayısıyla altı aylık sürenin başlangıcını ileriye taşır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/bosanma-davasi-yargitay-kararlari.html)