Bilişim sistemine girme suçunda (TCK m.243), failin sisteme 'orada kalmaya devam etmesi' de suçun bir unsuru olarak sayılmıştır. Bir kişinin, başkasının e-posta hesabına şifresini kırarak bir anlığına girip hemen çıkması ile şifreyi değiştirerek hesabın kontrolünü ele geçirmesi arasında cezai sorumluluk açısından bir fark var mıdır?
TCK m.243/1, 'giren VEYA orada kalmaya devam eden' diyerek seçimlik hareketli bir suç düzenlemiştir. Dolayısıyla, sisteme bir anlığına girip çıkmak da suçun temel halini oluşturmak için yeterlidir. 'Orada kalmaya devam etme' ise, girme eylemi bittikten sonra sistemdeki varlığını sürdürmeyi ifade eder ve suçun devamlılığını gösterir. Ancak, şifreyi değiştirerek hesabın kontrolünü ele geçirmek ve sahibinin erişimini engellemek, TCK m.243'ü aşarak TCK m.244/2'de düzenlenen 'sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya erişilmez kılma' suçunu oluşturur. Bu suçun cezası daha ağırdır. Dolayısıyla, sadece girip çıkmak TCK m.243/1, şifreyi değiştirerek erişimi engellemek ise TCK m.244/2 kapsamında değerlendirilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/bilisim-sistemine-girme-sucu-cezasi-nedir.html)