İHAM, Sofianopoulos ve Diğerleri-Yunanistan kararında, devletin dini çoğulculuk karşısındaki rolünü nasıl tanımlamıştır? Bir devlet organının (örneğin Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı), bir mezhebin (örneğin Alevilik) başka bir dinin (İslam) yorumu veya dalı olduğuna dair görüş bildirmesi ve mahkemelerin bu görüşe dayanarak karar vermesi, devletin hangi yükümlülüğü ile bağdaşmaz?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #133344

İHAM, Sofianopoulos kararında, devletin dini çoğulculuk da dahil olmak üzere, her türlü çoğulculuğun 'nihai garantörü' olduğunu belirtmiştir. Bu rolü gereği devlet, tarafsız ve yansız kalmak zorundadır. Manoussakis ve Diğerleri-Yunanistan kararında da vurgulandığı üzere, devletin tarafsız olma zorunluluğu, dini inançların veya bu inançların ifade edilme yollarının meşru olup olmadığını belirleme konusunda ona bir takdir hakkı tanımaz. Bir devlet organının, bir dini veya mezhebi, başka bir dinin yorumu olarak nitelemesi ve mahkemelerin bu resmi görüşü esas alarak karar vermesi, devletin 'tarafsız olma yükümlülüğü' ile bağdaşmaz. Devlet, bir dini topluluğu rızası olmaksızın başka bir dini yapının altında birleştiremez veya bu yönde bir yorumu dayatamaz. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/nufus-cuzdaninda-din-hanesinin-bulunma-zorunlulugu)