Ceza muhakemesi hukukunda 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin (in dubio pro reo) Anayasal ve yasal dayanakları nelerdir? Bu ilke, mahkemenin delilleri serbestçe takdir etme (CMK m.217) yetkisini nasıl sınırlar?
Bu ilke, doğrudan Anayasa'da yazılı olmasa da, Anayasa m.38'de düzenlenen 'masumiyet karinesi' ve m.36'daki 'adil yargılanma hakkı'nın doğal bir sonucudur. Yasal dayanağı ise CMK m.223/2-e'de yer alan 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' beraat nedenidir. Bu ilke, hakimin delilleri serbestçe takdir etme yetkisini sınırlar. Hakim, delilleri vicdani kanaatine göre serbestçe takdir eder, ancak bu takdir keyfi olamaz. Eğer toplanan deliller, sanığın suçu işlediği hususunda her türlü şüpheyi ortadan kaldıracak bir kesinliğe ulaşmıyorsa, yani sanığın suçluluğu kadar masumiyeti de bir ihtimal olarak kalıyorsa, hakim vicdani kanaatini 'beraat' yönünde kullanmak zorundadır. Şüpheli kalan bir durumda mahkumiyet kararı veremez. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/suphe, sen.av.tr/tr/makale/Hukukun-Evrensel-ilke-ve-Esaslari)