İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), Türkiye'deki nüfus cüzdanlarında din hanesinin bulunmasıyla ilgili bir başvuruda, başvurucunun talebinin 'Alevi' ibaresinin yazılması olmasına rağmen, ihlalin kaynağını bu talebin reddedilmesinde değil, daha temel bir sorunda görmüştür. İHAM'a göre asıl sorun nedir?
İHAM'a göre asıl sorun, Alevi ibaresinin yazılmasının reddedilmesi değil, bizatihi 'dinin zorunlu veya isteğe bağlı olarak nüfus cüzdanına yazılması sorunudur'. (Sinan Işık/Türkiye Kararı, Başvuru no: 21924/05, 02.02.2010). Mahkeme, din ve vicdan özgürlüğünün (İHAS m.9) negatif yönüne, yani kişilerin inançlarını açıklamama ve buna zorlanmama hakkına odaklanmıştır. Bir kimlik belgesinde din hanesinin varlığı, kişiyi ister istemez inancıyla (veya inançsızlığıyla) ilgili bir beyanda bulunmaya zorlar. Bu hanenin boş bırakılması dahi bir tutum beyanıdır ve kişiyi diğerlerinden farklı bir konuma sokarak potansiyel ayrımcılığa açık hale getirebilir. Dolayısıyla İHAM, meselenin bir mezhebin tanınması değil, devletin bireyin dini inancını kaydetme ve ifşa etme pratiğinin kendisi olduğunu vurgulamıştır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/iham-2014-karnemiz)