Anayasa Mahkemesi üyesinin, daha önce avukat olarak takip ettiği bir davanın bireysel başvuru yoluyla önüne gelmesi halinde, bu üyenin incelemeye katılması 6216 sayılı Kanun m.59 açısından bir engel teşkil eder mi? Maddenin lafzı ve 'hakimin tarafsızlığı' ilkesi bu durumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #133321

6216 sayılı Kanun m.59/1-ç, 'Hakim, savcı, hakem sıfatıyla bakmış veya tanık ya da bilirkişi olarak beyanda bulunmuş olduğu dava ve işlere' katılamayacağını düzenlemiş, ancak 'avukat' sıfatıyla bakılan işleri bu yasak kapsamına almamıştır. Maddenin lafzına sıkı sıkıya bağlı kalındığında, avukatlık yapan üye için bir yasak öngörülmediği savunulabilir. Ancak, 'hakimin tarafsızlığı' ilkesi ve özellikle 'objektif tarafsızlık' (görünürde tarafsızlık) açısından durum farklıdır. Avukat, her ne kadar adalete hizmet etse de, vekil olarak müvekkilinin menfaatlerini savunmakla yükümlüdür. Aynı davanın daha sonra hakimi sıfatıyla önüne gelmesi, tarafsızlığına gölge düşürebilecek bir durumdur. Bu nedenle, kanunda açık bir yasak olmasa da, üyenin 'hakimin tarafsızlığı' ilkesi gereği re'sen çekilmesi gerektiği doktrinde savunulmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hakimlik-ve-savcilik-yapanin-aym-uyeliginde-dosya-bakma-siniri)