Bir boşanma davasında, davalı-karşı davacı kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek başka bir erkekle ilişki yaşadığı, davacı-karşı davalı erkeğin ise evlilik birliği boyunca eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı tanık beyanlarıyla sabittir. Bu durumda, tarafların boşanmaya sebep olan olaylardaki kusur dağılımı nasıl yapılmalıdır? Sadakat yükümlülüğünün ihlali mi, yoksa sürekli fiziksel şiddet mi daha ağır bir kusur olarak değerlendirilmelidir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki güncel yaklaşımı nedir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/130 E., 2024/147 K. sayılı kararında bu tür bir durumda 'eşit kusur' kabulü benimsenmiştir. Kurul, kadına yüklenen sadakat yükümlülüğünü ihlal kusuru ile erkeğe yüklenen ve süreklilik arz eden fiziksel şiddet kusurunu birbiriyle kıyaslamış ve her iki davranışın da evlilik birliğini temelinden sarsmada eşit derecede ağır olduğunu değerlendirmiştir. Bu karara göre, bir eşin sadakatsizliği diğer eşin şiddetini haklı kılmadığı gibi, bir eşin şiddeti de diğerinin sadakatsizliğini haklı kılmaz. Her iki davranış da ağır kusur teşkil ettiğinden, sonuç olarak taraflar eşit kusurlu kabul edilir. Eşit kusur durumunda ise, TMK m.174 uyarınca taraflar birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talep edemezler. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/bosanmada-esit-kusur/)