5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, kişilere nüfus kütüklerindeki din hanesini 'yazılı beyanına uygun olarak tescil ettirme, değiştirme, boş bırakma veya sildirme' imkanı tanımıştır. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), bu düzenlemeye rağmen nüfus cüzdanında 'din' hanesinin bulunmasının kendisini İHAS m.9 (düşünce, vicdan ve din özgürlüğü) açısından ihlal olarak görmeye devam etmesinin temel gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #133305

İHAM'a göre sorunun kaynağı, hanenin nasıl doldurulduğu değil, bizzat böyle bir hanenin varlığıdır. İHAM, din ve vicdan özgürlüğünün 'negatif' yönünü, yani bireyin dini inançlarını açıklamama ve bu yönde zorlanmama hakkını vurgular. Kişinin din hanesini boş bıraktırmak için dahi yazılı beyanda bulunmak zorunda kalması, onu dolaylı yoldan inancına (veya inançsızlığına) dair bir tutum sergilemeye zorlar. İHAM'a göre, din hanesi boş olan bir kimlik kartı taşımak bile, kişiyi dini inançları yazılı olanlardan ayırt edici bir duruma sokar ve potansiyel ayrımcılığa maruz bırakır. Bu durum, bireyin iradesi dışında dini kimliği hakkında bir ifşada bulunması anlamına geldiğinden İHAS m.9'un özünü zedeler. (Sinan Işık/Türkiye Kararı, Başvuru no: 21924/05, 02.02.2010). (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/nufus-cuzdaninda-din-hanesinin-bulunma-zorunlulugu)