Bir ağır ceza mahkemesinde yürütülen davada, soruşturma evresinde görevli Cumhuriyet Başsavcısı, yıllar sonra Anayasa Mahkemesi (AYM) üyesi olarak atanmıştır. Sanık, kanun yollarını tükettikten sonra adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla AYM'ye bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuruyu inceleyecek komisyonda, soruşturma evresinde başsavcı olan üye de yer almaktadır. Bu durum, 6216 sayılı Kanun'un 59. maddesi ve 'hakimin tarafsızlığı' ilkesi (objektif ve sübjektif tarafsızlık) açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #133302

Bu durum, 'hakimin objektif tarafsızlığı' ilkesini zedeler. 6216 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, hakim veya savcı sıfatıyla bakılmış dava ve işlere AYM üyesinin katılamayacağını düzenler. Başsavcı, iddianameyi bizzat düzenlemese veya 'görüldü' yapmasa dahi, soruşturmayı yürüten savcı üzerinde idari ve hiyerarşik bir konuma sahiptir. İHAM ve AYM içtihatlarına göre tarafsızlık, sadece üyenin kişisel (sübjektif) önyargısızlığı değil, aynı zamanda dışarıdan bakıldığında tarafsızlık konusunda haklı bir şüpheye yol açmayacak bir görünüme (objektif) sahip olmasını da gerektirir. Eski başsavcının aynı dosyanın bireysel başvuru incelemesine katılması, mahkemenin 'dışa dönük tarafsızlığına' gölge düşürür ve adil yargılanma hakkının ihlaline yol açabilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hakimlik-ve-savcilik-yapanin-aym-uyeliginde-dosya-bakma-siniri)