Yazar, 'yeterli şüphe' kavramını nasıl tanımlamaktadır ve bu tanımın somut delillerle ilişkisini nasıl kurmaktadır?
Yazar, 'yeterli şüphe' kavramının 'şüphelinin beraat etme ihtimalinin mahkum edilme ihtimalinden düşük olması' olarak anlaşılması gerektiğini ifade etmektedir. Bu şüpheye, ihtimallere veya soyut düşüncelere dayanarak değil, 'somut delillere' dayanarak ulaşılması gerektiğini vurgular. İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanması gerektiğini, aksi halde düzenlenen iddianamenin iade edilmesi gerektiğini savunur (cmk-m-160-kapsaminda-cumhuriyet-savcisinin-gorevi.html).