Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, arama tanığına ilişkin CMK m.119/4'ün ihlali konusundaki içtihadı zaman içinde nasıl bir değişim göstermiştir? Bu değişimde Anayasa Mahkemesi kararlarının rolü ne olmuştur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun eski içtihadı (örn: 26.06.2007 tarihli karar), arama tanığı bulundurulmamasını sadece şekli bir kuralın ihlali olarak görmekte ve bu yolla elde edilen delillerin hukuka aykırı sayılmayacağını kabul etmekteydi. Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin bu durumu adil yargılanma hakkı ihlali sayan bireysel başvuru kararlarından sonra (örn: 19.11.2014 tarihli karar), Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadını değiştirmiştir. Yeni içtihadında (örn: 28.04.2015 tarihli karar), CMK m.119/4'e aykırı yapılan aramanın hukuka aykırı olduğunu ve bu arama sonucu elde edilen delillerin de 'hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil' niteliğinde olup hükme esas alınamayacağını kabul etmiştir. Bu değişim, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığının ve temel haklar konusundaki yorumunun alt derece mahkemeleri ve Yargıtay üzerindeki etkisini göstermektedir (aramada-iki-islem-taniginin-hazir-olmamasi.html).