Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/9521 E. sayılı kararına göre, bir şirketin vekilini azlettiği hususunu Ticaret Sicili'ne tescil ve ilan ettirmemiş olması, bu azlin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesini etkiler mi? TTK ve HMK'nın ilgili maddeleri çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132533

Etkiler. 6762 sayılı TTK m.39/2'ye göre, tescili gereken fakat tescil edilmemiş bir husus (vekilin azli gibi), ancak bunu bildikleri ispat edilmek şartıyla üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. HMK m.81 ise azlin mahkeme ve karşı taraf nezdinde hüküm ifade etmesi için bildirim şartını arar. Somut olayda, borçlu şirket vekilini azlettiğini iddia etse de, bu durumu alacaklıya (üçüncü kişi) bildirmemiş ve tescil/ilan da yaptırmamıştır. Bu durumda, iyi niyetli olan ve azilden haberdar olmayan alacaklıya karşı azil hüküm ifade etmez. Vekilin attığı imza, 'sicile itimat' ilkesi gereğince şirketi bağlamaya devam eder (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Esas : 2016/9521 Karar : 2017/757) (hmk-madde-81-vekilin-azli-ve-istifasinin-sekli.html).