Boşanma davasında tarafların kendilerini avukatla temsil etme zorunluluğu var mıdır? Bir kişinin, usul kurallarına hakim olmadığı için, süresinde vermesi gereken bir dilekçeyi vermemesi veya bir delili bildirmemesi sonucu hak kaybına uğraması, 'adil yargılanma hakkı'nın ihlali midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132483

Hayır, Türk Hukuk sisteminde boşanma davası da dahil olmak üzere çoğu davada tarafların kendilerini avukatla temsil etme zorunluluğu yoktur. Taraflar, davalarını bizzat takip edebilirler. Ancak, bir kişinin usul kurallarına hakim olmadığı için hak kaybına uğraması, kural olarak 'adil yargılanma hakkı'nın ihlali olarak kabul edilmez. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, kişilere mahkemeye erişim ve iddia/savunmalarını sunma imkanı tanır. Ancak bu hakkın kullanımı, kanunda belirtilen usul kurallarına ve sürelere uymayı da gerektirir. Devletin görevi, bu kuralları açık, anlaşılır ve öngörülebilir bir şekilde düzenlemektir. Kişinin, bu kuralları öğrenme ve uygulama konusundaki kendi ihmali veya bilgisizliği, devlete yüklenebilecek bir ihlal oluşturmaz. 'Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz' ilkesi, usul hukuku kuralları için de geçerlidir. Hak kaybına uğramaması için kişiye tanınan en önemli imkan, barodan adli yardım talep ederek ücretsiz bir avukat atanmasını istemektir. Bu imkanı kullanmayan ve kendi ihmaliyle hak kaybına uğrayan kişi, bu durumu adil yargılanma hakkı ihlali olarak ileri süremez. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/bosanma-davasi-avukatlik-ucreti-masraf/)