CMK m.170/3, iddianamede bulunması gereken hususları sayarken, (h) bendinde 'yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı' sevk maddelerinin de gösterilmesini zorunlu kılar. Sadece fiilin anlatıldığı ancak hangi kanun maddesine göre suç oluşturduğunun belirtilmediği bir iddianamenin kabul edilmesi, sanığın hangi temel hakkını ihlal eder?
Sadece fiilin anlatılıp sevk maddesinin belirtilmediği bir iddianamenin kabul edilmesi, sanığın Anayasa m.36 ve AİHS m.6/3-a'da güvence altına alınan 'isnadı öğrenme hakkı'nı ve buna bağlı olarak 'savunma hakkı'nı temelden ihlal eder. İsnadı öğrenme hakkı, sanığın sadece hangi fiili işlemekle suçlandığını değil, bu fiilin hukuken ne olarak nitelendirildiğini, hangi suç tanımına uyduğunu ve hangi cezai yaptırımla karşı karşıya olduğunu bilmesini gerektirir. Savunma stratejisi, isnat edilen suçun unsurlarına, nitelikli hallerine ve öngörülen cezaya göre şekillenir. Sevk maddesi belirtilmeden sanık, neye karşı savunma yapacağını bilemez. Örneğin, bir eylemin 'hırsızlık' mı, 'yağma' mı, yoksa 'güveni kötüye kullanma' mı olarak nitelendirildiğini bilmeden etkili bir savunma hazırlayamaz. CMK m.176'da öngörülen, sanığa savunmasını hazırlaması için iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta süre bırakılması kuralı da, sevk maddesi olmayan bir iddianameyle anlamsızlaşır. Bu nedenle, sevk maddesi içermeyen bir iddianamenin CMK m.174 uyarınca iade edilmesi gerekir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/cmk-m-160-kapsaminda-cumhuriyet-savcisinin-gorevi)