HMK m.315'e göre mahkeme içi sulh 'kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur'. Bu ifadeden ne anlaşılmalıdır? Sulh ile maddi anlamda kesin hüküm (HMK m.303) arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132470

Bu ifade, sulhun da tıpkı kesin hüküm gibi, taraflar arasındaki uyuşmazlığı nihai olarak sona erdirdiği ve aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayalı olarak yeniden dava açılmasını engellediği (derdestlik/kesin hüküm itirazına konu olacağı) anlamına gelir. Ancak sulh ile maddi anlamda kesin hüküm arasında temel bir nitelik farkı vardır: 1) Kaynağı: Kesin hükmün kaynağı, mahkemenin yaptığı yargılama sonucunda ulaştığı esasa ilişkin nihai bir 'yargı kararı'dır. Sulhun kaynağı ise, tarafların karşılıklı iradeleriyle yaptıkları bir 'sözleşme'dir. Mahkeme burada bir yargılama yapıp karar vermez, sadece tarafların anlaşmasını tespit eder veya bu anlaşmaya göre karar verir. 2) Kapsamı ve Bağlayıcılığı: Kesin hüküm, mahkemenin uyuşmazlığın esası hakkında yaptığı tespiti içerir ve bu tespit hukuken doğru kabul edilir. Sulh ise, tarafların karşılıklı tavizler vererek anlaştıkları içeriği yansıtır; bu içerik maddi hukuka veya gerçek duruma tam olarak uygun olmayabilir. Taraflar, haklı olduklarından daha azına razı olmuş veya haksız olduklarından daha fazlasını vermeyi kabul etmiş olabilirler. 3) İptal Yolları: Kesin hükme karşı ancak olağanüstü kanun yolu olan 'yargılamanın iadesi' ile gidilebilir. Mahkeme içi sulh sözleşmesine karşı ise, bir sözleşme olduğu için Borçlar Hukuku'ndaki 'irade sakatlığı' (hata, hile, ikrah) veya 'aşırı yararlanma' (gabin) nedenleriyle ayrı bir iptal davası açılır. Kısacası, 'kesin hüküm gibi' ifadesi, sonuçları (davayı bitirmesi) açısından bir benzerliği ifade eder, ancak kaynağı ve niteliği açısından ikisi farklı hukuki kurumlardır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-315-sulhun-etkisi.html)