Yargıtay HGK'nın 2015/1828 E. sayılı kararında, işe iade başvurusunda bulunan işçinin, başvurusunu ispat için babası ve kardeşiyle birlikte düzenlediği tutanağa ve onların tanıklığına itibar edilmiştir. Bu durum, HMK'daki 'tanıklıkta akrabalık' ve 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkeleri açısından nasıl yorumlanmalıdır? Yakın akraba tanıklığının delil değeri nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132467

Bu durum, HMK sisteminde yakın akraba tanıklığının delil değerini ve hakimin delilleri serbestçe değerlendirme ilkesinin (HMK m.198) uygulanışını göstermektedir. 1) Tanıklıkta Akrabalık: HMK'ya göre, taraflarla akrabalık ilişkisi içinde olmak, tanık olarak dinlenmeye engel değildir ve tek başına tanık beyanını geçersiz kılan bir sebep de değildir. Kanunda, belirli derecedeki akrabalara tanıklık yapmaktan çekinme hakkı (HMK m.248) tanınmıştır, ancak bu, tanıklık yapmalarına engel bir durum değildir. 2) Delillerin Serbestçe Değerlendirilmesi: Hakimin, bir delili değerlendirirken dikkate alacağı temel ölçüt, o delilin 'inandırıcılığı'dır. Yakın akraba olan tanıkların beyanları, diğer delillerle birlikte ve somut olayın özellikleri göz önünde bulundurularak değerlendirilir. Yargıtay, bu kararında, akraba tanıklığının tek başına beyanı değersiz kılmayacağını, önemli olanın beyanların hayatın olağan akışına ve dosyadaki diğer bilgilere uygun olup olmadığı olduğunu vurgulamıştır. İşçinin, hasmı olan işverenin işyerinden başka tanık bulmasının zorluğu karşısında, ailesiyle tutanak tutup onların tanıklığına başvurması makul bir ispat çabası olarak görülmüştür. İşveren bu tutanağın ve tanıklığın aksini güçlü delillerle ispatlayamadığı sürece, hakim bu delillere itibar ederek karar verebilir. Bu, delillerin serbestçe değerlendirilmesi ilkesinin somut bir uygulamasıdır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/ise-baslatmama-tazminati/)