İİK m.340 uyarınca verilen 'ödeme şartını ihlal' suçundan kaynaklanan tazyik hapsi, TCK'da düzenlenen 'ceza zamanaşımı' (TCK m.68) kurallarına tabi midir? Yargıtay'ın bu konudaki görüşünün temel hukuki dayanağı nedir?
Hayır, tazyik hapsi TCK'daki genel ceza zamanaşımı kurallarına tabi değildir. Yargıtay'ın istikrarlı görüşüne göre, tazyik hapsi bir 'ceza' değil, kişiyi bir yükümlülüğü yerine getirmeye zorlayan bir 'disiplin hapsi' tedbiridir. TCK m.45'te cezalar 'hapis' ve 'adli para cezası' olarak sayılmıştır ve tazyik hapsi bu kapsamda değildir. TCK'daki ceza zamanaşımını düzenleyen hükümler (TCK m.68 vd.) sadece 'cezalar' için geçerlidir. Tazyik hapsinin tabi olduğu zamanaşımı, kendi özel kanunu olan İcra ve İflas Kanunu'nda (İİK) düzenlenmiştir. İİK m.354/2'ye göre, bu suçlardan dolayı verilen tazyik hapisleri, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren 'iki yıl' geçmekle düşer. Bu süre, TCK'daki genel ceza zamanaşımı sürelerinden farklı, özel bir düşme süresidir. Ayrıca, Yargıtay'a göre TCK m.71'deki ceza zamanaşımını kesen nedenler (mahkumiyet, yakalama emri vb.) de tazyik hapsi için uygulanmaz. Dolayısıyla, tazyik hapsi, kendi özel kanunundaki zamanaşımı süresine tabidir ve TCK'daki genel zamanaşımı kurallarından etkilenmez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-45-cezalar.html, Yargıtay 11. CD, 2014/17801 E., 2014/17713 K.)