BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu'nun Cihangir Çenteli kararında, başvurucunun gözaltına alınmasından 12 gün sonra hakim önüne çıkarılması, hangi uluslararası hukuk normunun ihlali olarak kabul edilmiştir? İnsan Hakları Komitesi'nin bu konudaki 'derhal' kavramına ilişkin yerleşik içtihadı nasıldır?
Başvurucunun 12 gün sonra hakim önüne çıkarılması, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin (MSHUS) 9(3) maddesinde düzenlenen 'yakalanan veya gözaltına alınan herkesin derhal bir hakim önüne çıkarılması' hakkının ihlalidir. 'Derhal' kavramı, İnsan Hakları Komitesi'nin yerleşik içtihadına göre çok dar yorumlanmaktadır. Komite, genel bir kural olarak, yakalanmanın ardından 48 saatlik bir sürenin, kişinin hakim önüne çıkarılması için yeterli olduğunu kabul etmektedir. 48 saati aşan gecikmelerin 'kesinlikle istisnai' olması ve somut olayın koşullarıyla (örneğin ulaşım imkansızlıkları gibi) haklı gösterilmesi gerektiğini belirtmektedir. 12 günlük bir gecikme, hiçbir şekilde 'derhal' kavramıyla bağdaşmaz ve MSHUS m.9(3)'ün açık bir ihlalini oluşturur. BM Çalışma Grubu da kararında, bu kadar uzun bir gecikmenin olağanüstü hal ile dahi haklı gösterilemeyeceğini ve bunun keyfi tutuklama teşkil ettiğini vurgulamıştır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/bm-cihangir-centeli-karari-keyfi-tutuklama/)