HMK m. 315 uyarınca kesin hüküm gibi sonuç doğuran mahkeme içi sulh ile HMK m. 307 uyarınca davadan feragat arasındaki temel farklar nelerdir? Davacının, davalının belirli bir edimi yerine getirmesi koşuluyla davadan feragat etmesi (şarta bağlı feragat) geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132457

İki kurum arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Hukuki Nitelik: Sulh, iki taraflı bir 'sözleşme'dir ve tarafların karşılıklı ödün vermesiyle uyuşmazlığı sona erdirir. Feragat ise, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçtiği tek taraflı bir 'usul işlemi'dir ve davalının rızasına bağlı değildir. 2) Sonuçları: Sulh, HMK m. 315 uyarınca kesin hüküm 'gibi' hukuki sonuç doğurur ve aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı sebebe dayalı yeni bir dava açılamaz. Feragat ise, HMK m. 311 uyarınca 'kesin hükmün' hukuki sonuçlarını doğurur. Feragat edilen hak, maddi hukuk bakımından sona erer. 3) İptal Sebepleri: Sulh, bir sözleşme olduğu için irade sakatlığı (hata, hile, ikrah) veya aşırı yararlanma (gabin) gibi maddi hukuk nedenleriyle iptal edilebilir (HMK m. 315/2). Feragat ise tek taraflı bir usul işlemi olduğu için kural olarak bu nedenlerle iptali istenemez, ancak irade sakatlığının çok açık olduğu istisnai durumlarda yargı kararlarıyla iptali kabul edilebilmektedir. 4) Şarta Bağlılık: HMK m. 313/4, sulhun şarta bağlı olarak da yapılabileceğini açıkça düzenlemiştir. Ancak feragat, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Davacının, davalının bir edimi yerine getirmesi koşuluyla davadan feragat etmesi hukuken geçerli değildir. Yargıtay HGK'nın 2013/8152 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu tür beyanlar feragat olarak değil, tarafların anlaşma iradesini gösteren bir sulh teklifi veya şarta bağlı davayı geri alma olarak yorumlanmalıdır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/islah-harci-odenmeden-dava-islah-edilir-mi/, barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-315-sulhun-etkisi.html)