Karakol nezarethanesinde iki kişinin rızalarıyla cinsel ilişkiye girmesi, TCK m.225'teki hayasızca hareketler suçunu oluşturur mu? Bu suçun 'aleniyet' unsuru, eylemin gerçekleştiği mekanın niteliğine göre nasıl yorumlanmalıdır?
Hayır, bu eylem TCK m.225'teki hayasızca hareketler suçunu oluşturmaz. Bu suçun en temel maddi unsuru 'aleniyet'tir. Aleniyet, eylemin belirsiz sayıda kişi tarafından görülme, işitilme veya algılanma ihtimalinin bulunduğu bir ortamda gerçekleştirilmesini ifade eder. Karakol nezarethanesi, tanımı gereği kamunun serbestçe girip çıkabildiği, umuma açık bir yer değildir. Burası, idari denetim altında olan, girişi ve izlenmesi belirli kurallara ve yetkilere tabi olan kapalı bir mekandır. Nezarethanede bulunan diğer şüpheliler veya görevli polis memurları, 'belirsiz sayıda kişi' olarak değil, 'belirli kişiler' olarak kabul edilir. Bu nedenle, eylem ne kadar ahlaka aykırı olursa olsun, kamusal bir alanda gerçekleşmediği ve aleniyet unsuru oluşmadığı için TCK m.225'in aradığı tipiklik gerçekleşmez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2022/10935 K. sayılı kararı da bu yöndedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/hayasizca-hareketler-sucu-teshircilik-ve-arabada-alenen-cinsel-iliskinin-cezasi-tck.html, Yargıtay 4. CD, 2020/14780 E., 2022/10935 K.)