Bir sanık hakkında verilen 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. TCK m.51/3, 'Bu sürenin alt sınırı, mahkum olunan ceza süresinden az olamaz' hükmünü amirdir. Bu hukuka aykırılık, kanun yararına bozma konusu edilebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, 'aleyhe değiştirme yasağı' ve 'infazda düzeltme' kurumları açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132452

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu tür bir hukuka aykırılık kanun yararına bozma konusu edilemez. Gerekçesi şudur: 1) İnfazda Düzeltme Olanağı: Yargıtay'a göre, cezanın ertelenmesine bağlı olarak belirlenecek denetim süresi, mahkumiyetin kendisi değil, onun 'infazına' ilişkin bir sonuçtur. Denetim süresinin kanuna aykırı olarak eksik belirlenmesi, 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca 'çektirilecek cezanın hesabında duraksama' kapsamında değerlendirilebilir ve infaz aşamasında hükmü veren mahkemeden veya infaz hakimliğinden bu hatanın düzeltilmesi talep edilebilir. Kanun yararına bozma, başka bir yolla giderilmesi mümkün olmayan hukuka aykırılıklar için öngörülmüş istisnai bir yoldur. İnfazda düzeltme imkanı olduğu için, bu yola başvurulamaz. 2) Aleyhe Değiştirme Yasağı: Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre aleyhe değiştirme yasağı, münhasıran 'cezalar' (hapis ve adli para cezası) ile ilgilidir. Denetim süresi gibi infaza ilişkin müesseseler bu yasağın kapsamı dışındadır. Bu nedenle, denetim süresinin lehe olarak hatalı belirlenmesi, sanık için bir 'kazanılmış hak' oluşturmaz. Sonuç olarak, bu hukuka aykırılık infaz aşamasında giderilebileceği için kanun yararına bozma talebi Yargıtay tarafından reddedilecektir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-45-cezalar.html, Yargıtay 18. CD, 2016/13242 E., 2016/159670 K.)