Bir aracın içinde mastürbasyon yapan sanık, tanıklar tarafından fark edilip uyarılınca olay yerinden uzaklaşmış, ancak biraz ileride aynı eyleme devam etmiştir. Yargıtay, bu durumu nasıl değerlendirmiş ve zincirleme suç (TCK m.43) hükümlerinin uygulanması konusunda nasıl bir karar vermiştir? Bu kararın temelindeki 'tek bir suç' kabulünün mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132450

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2018/6722 K. sayılı kararında, bu durumun 'tek bir hayasızca hareket suçu' oluşturduğuna ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine karar verilmiştir. Bu kararın temelindeki mantık, failin eylemlerinin 'aynı suç işleme kararı' altında, araya hukuki anlamda bir kesinti girmeden devam etmesidir. Failin ilk eylemi, tanıkların uyarısıyla kesintiye uğramış, ancak fail suç işleme iradesini sonlandırmamış ve kısa bir süre sonra aynı eyleme devam etmiştir. Bu durum, birbirinden bağımsız birden fazla suç değil, kesintiye uğrayan ancak bütünlük arz eden tek bir suçun parçaları olarak görülmüştür. Zincirleme suçun (TCK m.43) uygulanabilmesi için, aynı suçun 'değişik zamanlarda' birden fazla işlenmesi gerekir. Yargıtay, olaydaki zaman aralığını hukuki anlamda 'değişik zaman' olarak kabul etmemiş, eylemlerin tek bir fiil kapsamında kaldığını değerlendirmiştir. Bu, fiilin doğal ve hukuki bütünlüğü (doğal teselsül) ilkesinin bir yansımasıdır. Bu nedenle, faile birden fazla ceza vermek yerine tek bir ceza verilmesi, ancak temel cezanın belirlenmesinde eylemin bu ısrarlı niteliğinin dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/hayasizca-hareketler-sucu-teshircilik-ve-arabada-alenen-cinsel-iliskinin-cezasi-tck.html, Yargıtay 18. CD - Karar : 2018/6722)