Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/590 E. sayılı kararında vurgulandığı gibi, sanığın ve müdafiin ayrı ayrı temyiz hakkı bulunmaktadır. Bir davada sanık temyiz dilekçesinde beraatini isterken, müdafii ise sadece cezanın ertelenmesini veya HAGB kararı verilmesini talep etmiştir. Yargıtay'ın sadece müdafiin talebiyle bağlı kalarak sanığın beraat talebini incelememesi hukuka uygun mudur? Bu durum 'taleple bağlılık' ilkesi açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132436

Hayır, hukuka uygun değildir. Yargıtay'ın sadece müdafiin talebiyle bağlı kalması, sanığın bağımsız kanun yolu hakkını ve adil yargılanma hakkını ihlal eder. 'Taleple bağlılık' ilkesi, hukuk davalarında geçerli olan bir ilkedir. Ceza muhakemesinde ise, özellikle temyiz incelemesinde, Yargıtay taleple mutlak surette bağlı değildir. CMK m.301 ve m.302/2, Yargıtay'ın temyiz dilekçesinde belirtilen hususların yanı sıra, hükmü etkileyecek nitelikteki diğer hukuka aykırılıkları da re'sen inceleyebileceğini düzenler. Somut olayda, sanığın beraat talebi, müdafiin daha sınırlı olan (lehe hükümlerin uygulanması) talebinden daha geniştir ve suçun sübutuna ilişkindir. Sanığın bu temel talebinin, müdafiin talebi daha dar kapsamlı diye göz ardı edilmesi kabul edilemez. Yargıtay'ın, hem sanığın hem de müdafiin dilekçelerini bir bütün olarak ele alması, öncelikle sanığın daha lehe olan beraat talebini (suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, delillerin yeterliliği vb. yönlerden) incelemesi, bu talebi yerinde görmediği takdirde müdafiin alternatif taleplerini değerlendirmesi gerekir. Aksi durum, YCGK'nın 2023/590 E. sayılı kararında ulaşılan sonuçla paralel olarak, kanun yolu başvuru hakkının kısıtlanması anlamına gelir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sanigin-hukmu-temyiz-etmesi/)