HMK m. 82/2'de 'Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır' denilmektedir. Bu hükmün uygulanabilmesinin ön şartı nedir? Mahkeme, vekilin istifa dilekçesini asile tebliğ etmeden bu hükmü uygulayabilir mi?
Bu hükmün uygulanabilmesinin mutlak ön şartı, vekilin istifasının ve duruşma gününün vekalet verene (asile) usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş olmasıdır. Mahkeme, bu tebligatı yapmadan HMK m.82/2'yi uygulayamaz ve 'tarafın yokluğu' sonuçlarını doğuramaz. HMK m.81 ve 82 bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kanun koyucunun amacı, vekilin tek taraflı istifasıyla asilin hak kaybına uğramasını önlemektir. İstifa dilekçesinin asile tebliği, asile durumdan haberdar olma, yeni bir vekil tayin etme veya davayı bizzat takip etme kararını verebilmesi için bir imkan ve süre tanır. Bu tebligat yapılmadığı sürece, asil hukuken yok hükmünde sayılamaz. Asilin duruşmadan ve vekilinin istifasından haberdar olduğu varsayılamaz. Bu nedenle, mahkemenin öncelikle istifa dilekçesini ve duruşma gününü içeren bir tebligatı asilin bilinen adresine göndermesi, bu tebliğe rağmen asil duruşmaya katılmaz veya yeni bir vekil görevlendirmezse, ancak o zaman HMK m.150 (dosyanın işlemden kaldırılması) gibi tarafın yokluğuna bağlanan sonuçları uygulaması gerekir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/7271 K. sayılı kararı da bu yöndedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-81-vekilin-azli-ve-istifasinin-sekli.html)