TCK m.50, bir yıldan az süreli hapis cezaları için seçenek yaptırımlar öngörmektedir. TCK m.50/3 ise, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş kişiler için 30 gün ve daha az süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesini 'zorunlu' kılmaktadır. Hakimin bu zorunluluğa rağmen 1 aylık hapis cezası verdiği ve hükmün açıklanmasını geri bıraktığı (HAGB) bir durumda, HAGB koşullarının ihlali sonrası hüküm açıklanırken, bu 1 aylık hapis cezasının TCK m.50/3 uyarınca zorunlu olarak adli para cezasına çevrilmesi gerekir mi? Bu durumun kanun yararına bozma konusu olup olamayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132418

Evet, HAGB koşulları ihlal edilip hüküm açıklandığında, daha önce hapis cezası olmayan sanığa verilen 1 aylık hapis cezasının TCK m.50/3 uyarınca zorunlu olarak adli para cezası veya başka bir seçenek yaptırıma çevrilmesi gerekir. HAGB, cezanın infazını erteleyen bir kurumdur, cezanın türünü ve niteliğini değiştirmez. Hüküm açıklandığında, ilk verilen hükümdeki hukuka aykırılıklar da yeniden canlanır. TCK m.50/3'teki 'çevrilir' ifadesi, hakime takdir hakkı tanımayan emredici bir hükümdür. Bu hükme aykırı olarak hapis cezası verilmesi ve bu cezanın seçenek yaptırıma çevrilmemesi açık bir kanuna aykırılıktır. Bu durum, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2023/286 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir kanun yararına bozma nedenidir. Yargıtay, bu tür durumlarda 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca hükmü düzelterek, hapis cezasını adli para cezasına çevirerek hukuka aykırılığı giderebilir. (Kaynak: or.av.tr/kisa-sureli-hapis-cezasina-secenek-yaptirimlar/, Yargıtay 12. CD, 2022/1542 E., 2023/286 K.)