5275 sayılı İnfaz Kanunu m.17/4, hükümlünün 'zorunlu ve çok ivedi hallerde' hapis cezasının infazına ara verilebileceğini düzenlerken, m.17/1 ise belirli süreli hapis cezalarının infazının ertelenebileceğini belirtmektedir. 'İnfaza ara verme' ile 'infazın ertelenmesi' arasındaki temel hukuki farklar nelerdir? İnfazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığının infazın ertelenmesi talebini reddetmesi kararına karşı başvurulabilecek bir yargı yolu var mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını kanun yararına bozma kararları ışığında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132407

Temel fark, infazın başlayıp başlamamış olmasıdır. 'İnfazın ertelenmesi' (m.17/1), cezanın infazına henüz başlanmadan önce, hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca kararlaştırılır. 'İnfaza ara verme' (m.17/4) ise, cezanın infazına başlandıktan sonra, kanunda sayılan zorunlu ve çok ivedi hallerde (yükseköğrenim, aile bireylerinin ölümü/hastalığı vb.) yine Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre, 5275 sayılı Kanun m.17 uyarınca infazın ertelenmesi veya ara verilmesi talepleri hakkında karar verme yetkisi tamamen infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takdirindedir. Başsavcılığın bu talepleri reddetme kararına karşı kanunda açık bir yasa yolu (itiraz, şikayet vb.) öngörülmemiştir. Bu nedenle İnfaz Hakimliği veya mahkemelerin bu kararları denetleme yetkisi yoktur. Yargıtay, kanun yararına bozma yoluyla önüne gelen birçok olayda, İnfaz Hakimliğinin veya mahkemelerin Başsavcılık kararını kaldırarak infazı erteleme kararı vermesini hukuka aykırı bulmuş ve bu kararları bozmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-17-ve-madde-17a-hukumlunun-istemiyle-infazin-ertelenmesi, Yargıtay 19. CD, 2015/36111 E., 2016/704 K. ve Yargıtay 8. CD, 2013/9303 E., 2013/20061 K.)