Bir kişi, eşini öldürmek amacıyla zehir satın almış, ancak zehiri kullanmak için harekete geçmeden önce bir yakını tarafından polise ihbar edilerek yakalanmıştır. Bu eylem, kasten öldürme suçuna teşebbüs (TCK m.35) olarak nitelendirilebilir mi? Yargıtay'ın benimsediği objektif teoriye göre 'doğrudan doğruya icraya başlama' anı ne zaman gerçekleşir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132403

Hayır, bu eylem kasten öldürme suçuna teşebbüs olarak nitelendirilemez. Bu eylem, 'hazırlık hareketi' aşamasındadır. Yargıtay'ın benimsediği objektif teoriye göre, bir hareketin 'doğrudan doğruya icraya başlama' sayılabilmesi için, failin eyleminin, suçun kanuni tanımında yer alan tipik hareketin icrasına başlaması veya suçun konusu olan kişi/şey üzerinde doğrudan doğruya bir etki yaratmaya başlaması gerekir. Suçla korunan hukuki değere yönelik tehlikenin somut ve yakın bir hal alması şarttır. Zehir satın almak, suçun işlenmesi için bir vasıta temin etmekten ibarettir ve henüz mağdurun hayatına yönelik doğrudan bir tehlike oluşturmamaktadır. 'Doğrudan doğruya icraya başlama' anı, örneğin zehrin yemeğe katılması, silahın mağdura doğrultulup nişan alınması, mağdurun evine zorla girilmeye başlanması gibi, artık geri dönülmesi zor ve suçun işlenmesine çok yakın hareketlerle gerçekleşir. Sadece zehir satın almak, öldürme suçunun icra hareketi değildir. Bu nedenle, fail kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılamaz. Ancak, eylemi başka bir suç oluşturuyorsa (örneğin ruhsatsız silah taşıma gibi) o suçtan sorumlu tutulabilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/suca-tesebbüsün-tespiti, Yargıtay CGK 19.10.2010, 2010/1-153 E. kararı)