BM Cihangir Çenteli kararında, başvurucuya isnat edilen suça ilişkin delil olduğu söylenen 'ses ve görüntü kayıtlarının' kendisine ve avukatına hiç gösterilmemesi, adil yargılanma hakkının hangi alt ilkesinin ihlali olarak kabul edilmiştir? Bu durumun CMK açısından karşılığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132394

Bu durum, adil yargılanma hakkının (AİHS m.6, MSHUS m.14) en temel alt ilkelerinden olan 'silahların eşitliği' (equality of arms) ve 'çelişmeli yargılama' (adversarial proceedings) ilkelerinin ağır bir ihlalidir. 1) Silahların Eşitliği: Bu ilke, iddia ve savunma makamlarının usuli olarak eşit imkanlara sahip olmasını gerektirir. İddia makamının elinde olan ve mahkumiyetin temelini oluşturan bir delilin savunma makamından gizlenmesi, taraflar arasında bariz bir dengesizlik yaratır. 2) Çelişmeli Yargılama: Bu ilke, tarafların, karşı tarafça sunulan veya mahkemenin kararını dayandıracağı tüm delillerden haberdar olma, bunları inceleme ve bunlara karşı iddia ve itirazlarını sunma hakkını içerir. Ses ve görüntü kayıtlarını görmeyen ve içeriğini bilmeyen bir sanığın, bu delillerin sahteliği, eksikliği, yanlış yorumlandığı veya kendi lehine unsurlar içerdiği gibi konularda etkili bir savunma yapması imkansızdır. Bu durumun CMK'daki karşılığı, öncelikle sanığın delillere ulaşma ve inceleme hakkıdır. CMK m.153/3, müdafiin dosyayı inceleme yetkisinin kısıtlanamayacağını düzenler. Ayrıca, CMK m.206 vd. maddeleri, delillerin duruşmada ortaya konulmasını ve tartışılmasını zorunlu kılar. Mahkemenin, taraflara göstermediği ve duruşmada tartışmadığı bir delili hükmüne esas alması, CMK'nın temel ilkelerine ve özellikle de hukuki dinlenilme hakkına (Anayasa m.36) aykırıdır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/bm-cihangir-centeli-karari-keyfi-tutuklama/)