Mirasbırakan, diğer çocuklarından mal kaçırmak amacıyla en değerli taşınmazını, aslında bağışlamak istediği halde tapuda 'ölünceye kadar bakma sözleşmesi' ile bir çocuğuna devretmiştir. Bu işlemdeki 'görünüşteki sözleşme' ve 'gizli sözleşme' nedir? Muris muvazaasının bu şeklinde, her iki sözleşmenin akıbeti ne olur? Miras hakkı ihlal edilen diğer mirasçılar, ne tür bir dava açmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132389

Bu işlem, Yargıtay'ın 1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile tanımlanan tipik bir 'muris muvazaası'dır. 1) Görünüşteki Sözleşme: Tarafların gerçek iradelerini gizlemek amacıyla üçüncü kişilere (ve diğer mirasçılara) karşı yaptıkları sözleşmedir. Bu olayda, tapuda yapılan 'ölünceye kadar bakma sözleşmesi' görünüşteki sözleşmedir. 2) Gizli Sözleşme: Tarafların aralarındaki gerçek iradeyi yansıtan sözleşmedir. Bu olayda, aslında yapılmak istenen 'bağış sözleşmesi' gizli sözleşmedir. Her iki sözleşmenin akıbeti şöyledir: a) Görünüşteki Sözleşme (Ölünceye Kadar Bakma): Tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı, yani muvazaalı olduğu için geçersizdir. b) Gizli Sözleşme (Bağış): Tarafların gerçek iradesini yansıtsa da, tapulu taşınmazların devrini öngören bağış sözleşmeleri kanunen 'resmi şekilde' (tapu sicil müdürlüğünde bağış olarak) yapılmak zorundadır (TMK m.706). Bu gizli sözleşme, kanunun aradığı resmi şekil şartına uymadığı için o da geçersizdir. Bu durumda, miras hakkı ihlal edilen diğer mirasçılar, 'muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil' davası açmalıdır. Bu davada mahkemeden, görünüşteki sözleşmenin muvazaa nedeniyle, gizli sözleşmenin ise şekle aykırılık nedeniyle geçersiz olduğunun tespit edilerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın terekeye (miras ortaklığına) iadesine karar verilmesi istenir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/olunceye-kadar-bakma-sozlesmesi-nedir.html)