Kısa süreli hapis cezasının TCK m.50/1-b uyarınca 'mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi' şeklindeki seçenek yaptırıma çevrilmesi için, zararın giderilmesinin ne zaman gerçekleşmesi gerekir? Hükümden sonra ancak cezanın infazından önce zararın giderilmesi, bu yaptırımın uygulanmasına olanak tanır mı?
TCK m.50/1-b'deki seçenek yaptırımın uygulanabilmesi için zararın 'hüküm verilmeden önce' tamamen giderilmesi esastır. Maddenin amacı, failin yargılama sürecinde pişmanlık göstererek mağdurun zararını telafi etmesini teşvik etmek ve bu olumlu davranışı bir seçenek yaptırımla ödüllendirmektir. Bu, aynı zamanda etkin pişmanlık kurumunun bir yansımasıdır. Hakim, hükmünü kurarken failin kişiliğini, pişmanlığını ve suçun özelliklerini değerlendirecektir. Bu değerlendirme, hüküm anındaki duruma göre yapılır. Hüküm verildikten sonra ortaya çıkan bir durum (zararın giderilmesi gibi), kural olarak hükmün dayandığı temelleri değiştirmez. Hüküm kesinleştikten sonra zararın giderilmesi, TCK m.50/1-b'nin uygulanmasına olanak tanımaz. Bu aşamada artık infaz hukuku kuralları işlemeye başlar. Ancak, failin hükümden sonra zararı gidermesi, cezanın infazı sürecinde koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik gibi müesseselerden yararlanırken olumlu bir hal olarak dikkate alınabilir veya bazı suçlar açısından İnfaz Kanunu'nda özel indirim nedeni olarak düzenlenmiş olabilir. Fakat bu durum, TCK m.50'deki seçenek yaptırıma çevirme kararını etkilemez. (Kaynak: or.av.tr/kisa-sureli-hapis-cezasina-secenek-yaptirimlar/)