Bir kamulaştırmasız el atma davasında davacı, dava değerini 15.000 TL olarak göstermiş, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla gerçek değerin çok daha yüksek olduğu anlaşılınca, ıslah harcını yatırmaksızın talebini 22.055.211 TL artırmıştır. Davacı vekili, '6487 sayılı Yasanın 22. maddesi gereği maktu harç alınması gerekiyor, vezne bu miktarı da kabul etmiyor' şeklinde bir beyanda bulunmuştur. Bu beyanın hukuki bir geçerliliği var mıdır? Anayasa Mahkemesi'nin 2013/95 E. sayılı kararı bu durumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132375

Davacının bu beyanının hukuki bir geçerliliği yoktur ve ıslah harcını yatırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. 6487 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Geçici 6. madde, belirli bir dönemdeki kamulaştırmasız el atma davalarında harç ve vekalet ücretinin maktu olarak belirleneceğini öngörüyordu. Ancak, Yargıtay HGK'nın 2019/65 E. sayılı kararında da atıf yapılan Anayasa Mahkemesi'nin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 E., 2014/176 K. sayılı kararıyla, Geçici 6. maddenin harç ve vekalet ücretine ilişkin bu maktu düzenlemeyi içeren onikinci ve onüçüncü fıkraları iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları geriye yürümez ancak görülmekte olan davalara uygulanır. Dolayısıyla, bu iptal kararından sonra, kamulaştırmasız el atma davalarında harçların genel hükümlere göre (yani nispi olarak) alınması gerekmektedir. Davacının, iptal edilmiş bir kanun hükmüne dayanarak harç ödemekten kaçınması hukuken mümkün değildir. Veznenin harcı almadığı iddiası ise ispatlanması gereken bir iddia olup, kural olarak mahkemenin harcın tamamlanması için davacıya kesin süre vermesi ve yatırılmaması halinde ıslah edilmemiş miktar üzerinden davaya devam etmesi gerekir. Harçsız ıslahla artırılan miktar üzerinden hüküm kurulması, Harçlar Kanunu m.32'ye aykırıdır ve bozma nedenidir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/islah-harci-odenmeden-dava-islah-edilir-mi/)