Bir suçun hazırlık hareketi, kural olarak cezalandırılmaz. Ancak TCK m.36, 'failin o ana kadar gerçekleştirdiği fiiller ayrıca bir suç oluşturuyorsa, sadece o suçtan dolayı cezalandırılır' demektedir. 'Eşe karşı silahla kasten yaralamaya teşebbüs' amacıyla eline bıçak alıp yatak odasına yönelen, ancak icra hareketlerine başlamadan gönüllü vazgeçen bir failin, o ana kadarki eylemleri hangi suçu oluşturabilir? Bu durumda haksız tahrik (TCK m.29) hükümlerinin uygulanması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132370

Failin, eline bıçak alıp eşinin bulunduğu odaya yönelmesi, eğer yaralama veya öldürme kastıyla icra hareketlerine başlamadan sona ererse, bu eylem teşebbüs aşamasına ulaşmamış bir hazırlık hareketi sayılır. Gönüllü vazgeçme (TCK m.36) de bu noktada gerçekleşirse, fail kasten yaralamaya teşebbüsten sorumlu tutulmaz. Ancak, o ana kadarki eylemleri ayrı bir suçu oluşturabilir. Somut olayda, elinde bıçakla (silahla) eşinin odasına yönelmek, eşin bu durumdan haberdar olması halinde TCK m.106/2-a uyarınca 'silahla tehdit' suçunu oluşturur. Fail, yaralama suçunu işlemekten vazgeçmiş olsa bile, o ana kadar tamamlanmış olan silahla tehdit suçundan dolayı cezalandırılır. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ise mümkündür. TCK m.29, 'haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen' kişiye indirim yapılmasını öngörür. Eğer fail, eşinden kaynaklanan haksız bir fiil (örneğin ağır bir hakaret) nedeniyle bu eyleme yönelmişse, tamamlanmış olan 'silahla tehdit' suçu açısından haksız tahrik indirimi uygulanabilir. Haksız tahrik, teşebbüs aşamasında kalmış suçlarda uygulanabildiği gibi, gönüllü vazgeçme sonucu failin sorumlu tutulduğu tamamlanmış diğer suçlar (örneğimizde tehdit) için de uygulanabilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/suca-tesebbüsün-tespiti, TCK m.29, m.36, m.106)