TCK m.45'te cezaların 'hapis' ve 'adli para cezası' olduğu belirtilmiştir. İİK m.333/a'da düzenlenen 'ticareti terk eden borçlunun cezası' ise 'tazyik hapsi'dir. Yargıtay kararlarında tazyik hapsinin bir 'ceza' olmadığı, 'disiplin hapsi' niteliğinde olduğu belirtilmektedir. Tazyik hapsi ile TCK'daki hapis cezası arasındaki temel farklar nelerdir? Bu farklar, 'tekerrür', 'koşullu salıverilme' ve 'adli sicil kaydı' kurumları açısından ne gibi sonuçlar doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132367

Tazyik hapsi ile TCK'daki hapis cezası arasında temel nitelik ve sonuç farkları bulunmaktadır. Bu farklar şunlardır: 1) Amaç: Hapis cezasının amacı cezalandırma, caydırma ve ıslah iken; tazyik hapsinin temel amacı, kişiyi belirli bir yükümlülüğü (örneğin nafaka ödeme, mal beyanında bulunma) yerine getirmeye zorlamaktır. Cezalandırmaktan çok bir icra/zorlama aracıdır. 2) Niteliği: Hapis cezası, TCK m.45'te tanımlanan bir 'ceza'dır. Tazyik hapsi ise, Yargıtay kararlarında da vurgulandığı gibi, bir ceza değil, CMK m.2'de tanımlanan 'disiplin hapsi' niteliğinde bir tedbirdir. Bu nitelik farkı şu sonuçları doğurur: a) Tekerrür: Tazyik hapsi kararları, bir 'ceza' mahkumiyeti olmadığından, TCK m.58'de düzenlenen tekerrür hükümlerine esas alınmaz. b) Koşullu Salıverilme: Tazyik hapsinde, İnfaz Kanunu'nda düzenlenen koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanmaz. Kişi, cezanın tamamını çekmek zorundadır (ancak zorlandığı yükümlülüğü yerine getirirse derhal serbest bırakılır). c) Adli Sicil Kaydı: Tazyik hapsi kararları, adli sicile işlenmez. Çünkü adli sicile sadece kesinleşmiş 'ceza' mahkumiyetleri kaydedilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-45-cezalar.html, Yargıtay 11. CD, 2014/17801 E., 2014/17713 K.)