Askeri Ceza Kanunu'na göre subay ve astsubayların şüpheli sıfatıyla ifadesi 'bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından alınır' (Ek Madde 14). Bu özel düzenlemenin temel amacı nedir? Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının, bu hükme aykırı olarak bir astsubayın ifadesinin alınması için adli kolluğa (polis/jandarma) talimat vermesi ve ifadenin kolluk tarafından alınması durumunda, bu ifadenin hukuki geçerliliği ve delil niteliği ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132363

Bu özel düzenlemenin temel amacı, askeri hiyerarşi ve TSK'nın iç düzeni dikkate alınarak, subay ve astsubayların rütbelerinden kaynaklanan statülerini korumak ve soruşturma işlemlerinin daha yüksek bir titizlikle yürütülmesini sağlamaktır. Rütbeli bir askeri personelin, daha alt rütbedeki bir kolluk görevlisi veya sivil bir memur tarafından sorgulanmasının yaratabileceği olası ast-üst ilişkisi sorunlarını ve yetki karmaşasını önlemek hedeflenmiştir. Cumhuriyet savcısının bu emredici hükme aykırı olarak astsubayın ifadesini kolluğa aldırması durumunda, alınan ifade 'hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil' niteliği taşır. CMK m.148'de 'yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez' hükmü yer almaktadır. Kanunun açıkça 'bizzat savcı tarafından alınır' dediği bir ifadenin başka bir merci tarafından alınması, kanuna aykırı bir 'usul'dür. Dolayısıyla bu ifade, CMK m.206/2-a ve m.217/2 uyarınca hükme esas alınamaz. Bu durum, ifadenin delil değerini ortadan kaldırır ve yargılamada kullanılamaz hale getirir. Bu usul hatası, tek başına bir bozma nedeni olabilir. (Kaynak: ayboga.av.tr/askeri-cezalar-nelerdir/)