TCK m.225'e göre 'arabada alenen cinsel ilişki' fiili hayasızca hareketler suçunu oluşturmaktadır. Suçun 'aleniyet' unsuru, fiilin mutlaka birileri tarafından görülmüş olmasını mı gerektirir? Camları filmli olmayan, normal bir binek aracın, geceleri nadiren insan geçen bir ara sokakta park halindeyken içinde cinsel ilişkiye giren çiftin eylemi, kimse tarafından görülmemiş olsa bile TCK m.225'i oluşturur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132360

Evet, bu eylem TCK m.225 kapsamındaki suçu oluşturur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre 'aleniyet' unsurunun gerçekleşmesi için fiilin birileri tarafından fiilen görülmesi veya seslerin duyulması şart değildir. Eylemin, belirsiz sayıda kişi tarafından 'görülme ihtimalinin veya olanağının bulunması' yeterlidir. Normal camlı bir binek araç, dışarıdan içerinin görülebilmesine olanak sağladığı için kamusal alanda bir aleniyet unsuru taşır. Aracın bulunduğu yerin o an için tenha olması, görülme ihtimalini ortadan kaldırmaz. Her an bir yayanın veya başka bir aracın oradan geçme olasılığı mevcuttur. Bu nedenle, Yargıtay, sıradan camlı bir arabada cinsel ilişkiye girmenin, görülme ihtimali nedeniyle aleniyet unsurunu taşıdığını ve hayasızca hareketler suçunu oluşturduğunu kabul etmektedir. Buna karşılık, örneğin camları tamamen kapalı bir karavanda aynı eylemin gerçekleşmesi, görülme ihtimali olmadığı için aleniyet unsurunu taşımayacak ve suç oluşmayacaktır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/hayasizca-hareketler-sucu-teshircilik-ve-arabada-alenen-cinsel-iliskinin-cezasi-tck.html, Yargıtay 18. CD, 2017/1311 K.)