HMK m.315'e göre, mahkeme içi sulh, davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Tarafların, mahkemede 'sulh olduk, davalı alacağı ödedi' şeklinde beyanda bulunmaları üzerine, mahkeme 'davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına' şeklinde bir karar vermiştir. HMK m.315 karşısında bu karar usulen doğru mudur? Mahkemenin izlemesi gereken doğru usul nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #132356

Mahkemenin verdiği 'konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına' kararı, HMK m.315'in lafzına tam olarak uygun değildir. HMK m.315, sulh durumunda mahkemenin nasıl karar vereceğini açıkça düzenlemiştir. Buna göre mahkeme, taraflara sulhe göre mi karar verilmesini istediklerini sormalıdır. İki ihtimal vardır: 1) Taraflar 'sulhe göre karar verilmesini' isterlerse, mahkeme sulh sözleşmesinin içeriğine uygun bir şekilde (örneğin 'Tarafların 41.216 TL üzerinden sulh olmaları nedeniyle davanın bu şekilde kabulüne...' gibi) esasa ilişkin bir karar verir. Bu karar, ilamlı icraya konu edilebilir. 2) Taraflar 'sulhe göre karar verilmesini istemezlerse' (yani sadece aralarındaki uyuşmazlığı sonlandırmakla yetinirlerse), mahkeme 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verir. 'Konusuz kalma' ile 'sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmaması' farklı hukuki durumlardır. Konusuz kalma, dava açıldıktan sonra uyuşmazlık konusunun (örneğin dava konusu şeyin yok olması) ortadan kalkmasıdır. Sulh ise tarafların iradi bir sözleşmeyle uyuşmazlığı bitirmesidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/18213 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin öncelikle tarafların iradesini netleştirip HMK m.315'e uygun bir karar vermesi gerekirken, doğrudan konusuz kalma kararı vermesi eksik incelemedir ve bozma nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-315-sulhun-etkisi.html, Yargıtay 3. HD, 2017/3076 E., 2017/18213 K.)