HMK m.81, vekilin azli veya istifasının mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade etmesi için yazılı bildirim veya tutanağa geçirme zorunluluğu getirmektedir. Bir davada, davacı vekili vekillikten istifa ettiğini mahkemeye bildirmiş, ancak bu istifa dilekçesi davacı asile usulüne uygun tebliğ edilmemiştir. Mahkeme, davacı asilin duruşmaya gelmediği gerekçesiyle dosyayı işlemden kaldırmış (HMK m.150) ve ardından davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Bu karar hukuka uygun mudur? Vekilin istifasının asile tebliğ edilmemesinin usuli sonuçları nelerdir?
Bu karar hukuka aykırı olup, bozulması gerekir. HMK m.81 ve m.82, vekilin istifası durumunda müvekkilin haklarını korumaya yönelik usuli güvenceler getirmiştir. İstifanın hüküm ifade edebilmesi için asile tebliğ edilmesi şarttır. HMK m.82'ye göre, istifa eden vekilin vekalet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta daha devam eder. Bu süre, müvekkilin yeni bir vekil tutması veya davayı bizzat takip etmeye karar vermesi için tanınan bir koruma süresidir. Somut olayda, istifa dilekçesi asile tebliğ edilmediği için, vekilin vekalet görevi hukuken devam etmektedir ve asil, davanın duruşmasından ve vekilinin istifasından haberdar değildir. Bu durumda, mahkemenin asili usulüne uygun şekilde davet edilmiş sayarak dosyayı HMK m.150 uyarınca işlemden kaldırması mümkün değildir. Mahkemenin yapması gereken, öncelikle istifa dilekçesini ve duruşma gününü masrafı vekilden alarak asile usulüne uygun bir şekilde tebliğ etmek ve sonucuna göre işlem yapmaktır. Bu tebligat yapılmadan verilen işlemden kaldırma ve davanın açılmamış sayılması kararları, davacının hukuki dinlenilme hakkını (HMK m.27) ihlal eder. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-81-vekilin-azli-ve-istifasinin-sekli.html, Yargıtay 3. HD, 2016/12335 E., 2017/4394 K.)