Bir mirasbırakan, sahip olduğu en değerli taşınmazlarını ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile sadece bir mirasçısına devretmiştir. Davalı mirasçı, mirasbırakana fiilen baktığını iddia ve ispat etmektedir. Diğer mirasçılar, bu işlemin 'mirastan mal kaçırma' amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu tür uyuşmazlıklarda hangi objektif ve sübjektif kriterleri dikkate alarak murisin 'gerçek irade ve amacını' tespit etmektedir? Bakım alacaklısının bakım ihtiyacının bulunması ve bakım borçlusunun fiilen bakması, muvazaa iddiasını tek başına ortadan kaldırır mı?
Hayır, bakım ihtiyacının varlığı ve fiili bakımın gerçekleşmesi muvazaa iddiasını tek başına ortadan kaldırmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK), bu tür uyuşmazlıklarda murisin gerçek irade ve amacını (bağış mı, gerçek bakım mı) tespit etmek için bir dizi kriteri birlikte değerlendirir. Bunlar: 1) Objektif Kriterler: Temlik edilen malın, murisin tüm malvarlığına oranı. HGK, murisin bakımını sağlayabileceği makul bir değeri aşan, özellikle malvarlığının tamamına yakın veya en değerli kısımlarının devredilmesini mal kaçırma kastına karine olarak kabul etmektedir (HGK-K. 2019/377). 2) Sübjektif Kriterler: Murisin sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin olup olmadığı, diğer mirasçıları ile olan ilişkisi (aralarında husumet olup olmadığı), davalı mirasçı ile olan ilişkisi, murisin yaşı ve sağlık durumu gibi unsurlardır. Eğer murisin tüm çocukları kendisine sırayla bakıyorsa, sadece birine orantısız bir temlik yapması şüphe uyandırır. Ancak diğer çocukları hiç ilgilenmezken sadece davalı çocuk bakıyorsa, bu durum temlik için haklı bir neden olabilir (HGK-K.2020/47). Sonuç olarak, mahkeme tüm bu olguları bir bütün olarak değerlendirerek, işlemin minnet duygusuyla yapılan gerçek bir bakım sözleşmesi mi, yoksa diğer mirasçıları miras hakkından yoksun bırakma amacı taşıyan muvazaalı bir bağış mı olduğuna karar verir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/olunceye-kadar-bakma-sozlesmesi-nedir, HGK-K.2019/549, HGK-K. 2019/377)