Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1588 E. sayılı kararında, davalının cevap dilekçesinde herhangi bir delil bildirmediği bir boşanma davasında, ön inceleme duruşmasında tanık bildirmek için süre talep etmesi mahkemece reddedilmiştir. HGK, bu kararı onamıştır. Bu karar, HMK'nın 129/1-e, 140/5 ve 145. maddeleri çerçevesinde delillerin bildirilme zamanı konusunda nasıl bir sistematiği ortaya koymaktadır? Bu katı usul kurallarının 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m.27) ile olan ilişkisini tartışınız.
Bu karar, 6100 sayılı HMK'nın delil bildirme konusunda getirdiği katı ve sistemli yapıyı teyit etmektedir. HMK sistematiğine göre: 1) Delillerin 'gösterilmesi' veya 'bildirilmesi' (hangi delile dayanılacağının belirtilmesi) dava ve cevap dilekçeleriyle yapılır (HMK m.119/1-f, m.129/1-e). Bu, dilekçelerin teatisi (karşılıklı verilmesi) aşamasının bir parçasıdır. 2) Ön inceleme duruşmasında ise taraflara, dilekçelerinde 'gösterdikleri' ancak henüz 'sunmadıkları' belgeleri sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgeler için açıklama yapmaları için kesin süre verilir (HMK m.140/5). Bu aşama, daha önce bildirilmiş delillerin dosyaya kazandırılması içindir, yeni delil bildirme aşaması değildir. 3) Sonradan delil gösterme ise sadece istisnai hallerde, tarafın kusuru olmaksızın delilin süresinde ileri sürülememesi veya yargılamayı geciktirme amacı taşımaması şartıyla mümkündür (HMK m.145). HGK, dilekçeler aşamasında hiç delil bildirmeyen tarafın, ön incelemede yeni delil bildirmek için süre isteyemeyeceğine karar vererek, bu sistematiği vurgulamıştır. Bu durum, 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m.27) ile bir gerilim yaratabilir. Hukuki dinlenilme hakkı, iddia ve savunmalarını ispat etme imkanını da içerir. Ancak bu hak, kanunun öngördüğü usuli kurallar ve süreler çerçevesinde kullanılır. HMK, yargılamanın makul sürede ve düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlamak amacıyla delil bildirme hakkını belirli bir süreyle sınırlandırmıştır. Bu sürelerin kaçırılması, hakkın kötüye kullanılmasını önleme ve usul ekonomisi ilkesi gereği, hukuki dinlenilme hakkının ihlali olarak kabul edilmemektedir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/bosanma-davasinda-cevap-suresi/, HMK m. 27, 129, 140, 145)