TCK m.225'te düzenlenen 'hayasızca hareketler' suçunun seçimlik hareketlerinden olan 'teşhircilik' ile TCK m.105'te düzenlenen 'cinsel taciz' suçu arasındaki temel ayrım nedir? Failin, halka açık bir parkta belirli bir kişiyi hedef almaksızın cinsel organını göstermesi ile aynı eylemi belirli bir mağdura yönelterek gerçekleştirmesi durumunda suç vasfı nasıl değişir? Bu iki suçun birlikte işlenmesi halinde TCK m.44 (fikri içtima) nasıl uygulanmalıdır?
Temel ayrım, eylemin belirli bir kişiye yönelik olup olmamasında yatmaktadır. TCK m.225'teki teşhircilik, belirsiz sayıda kişiye karşı aleni bir şekilde cinsel organların gösterilmesiyle oluşur ve genel ahlakı korumayı amaçlar. TCK m.105'teki cinsel taciz ise, cinsel dokunulmazlığı ihlal etmemekle birlikte, cinsel amaçlı olarak belirli bir kişiyi hedef alan rahatsız edici davranışlardır. Failin parkta belirsiz kişilere yönelik eylemi TCK m.225 (teşhircilik) kapsamındadır. Aynı eylemi belirli bir mağdura yönelterek yapması ise TCK m.105 (cinsel taciz) suçunu oluşturur. Eğer fail eylemi aleni bir şekilde belirli bir kişiye yönelik yaparsa, tek bir fiille hem TCK m.105 hem de TCK m.225 ihlal edilmiş olur. Bu durumda TCK m.44 gereği fikri içtima kuralları uygulanır ve cezası daha ağır olan cinsel taciz suçundan (TCK m.105) ceza verilir. Ancak cezanın alt sınırı belirlenirken, daha hafif suç olan hayasızca hareketlerin (TCK m.225) alt sınırından (6 ay) daha az ceza verilemez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/hayasizca-hareketler-sucu-teshircilik-ve-arabada-alenen-cinsel-iliskinin-cezasi-tck.html, Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar No.2014/156)