TCK m.50/5 'Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.' hükmü, aleyhe bozma yasağı (CMUK m.326/son) açısından nasıl bir öneme sahiptir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/65 K. sayılı kararı bu konuda ne yöndedir?
TCK m.50/5, çevrilen yaptırımın asıl mahkumiyet olduğunu belirtir. YCGK 2015/65 K. sayılı kararında, TCK m.50/1'deki adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımların 'güvenlik tedbiri' niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Aleyhe bozma yasağı kural olarak 'cezalar' için geçerli olsa da, YCGK bu yasağın amacının sanığın kanun yoluna başvururken aleyhine bir sonuçla karşılaşma korkusu yaşamamasını sağlamak olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle, ceza yerine hükmolunan TCK m.50'deki 'seçenek tedbirlerin' de aleyhe bozma yasağı kapsamında ceza gibi kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yani, lehe temyiz üzerine bozulan bir hükümde, daha önce bir tedbire çevrilmiş olan kısa süreli hapis cezası, bozma sonrası doğrudan hapis cezası olarak infaz edilemez; ya aynı tedbire ya da (sanığın rızası ve koşulları varsa) başka bir uygun tedbire çevrilmelidir.