TCK m.35(2)'deki 'meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre' ceza indirimi yapılırken, failin 'gönüllü vazgeçme' (TCK m.36) sınırını aşmış ancak suçu tamamlayamamış olması, bu 'tehlikenin ağırlığı' değerlendirmesini nasıl etkileyebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131489

Failin gönüllü vazgeçme sınırını aşarak icra hareketlerine devam etmesi, ancak elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamaması durumunda teşebbüs söz konusu olur. Bu durumda 'tehlikenin ağırlığı', failin gerçekleştirdiği icra hareketlerinin suçun konusunu ne ölçüde tehlikeye soktuğuna göre belirlenir. Gönüllü vazgeçme noktasına ne kadar yaklaşıldığı veya bu noktadan ne kadar uzaklaşıldığı, yaratılan tehlikenin somutlaşma derecesini etkileyebilir. Eğer fail, suçun tamamlanmasına çok yakın bir aşamada engellenmişse ve bu sırada ciddi bir tehlike yaratmışsa (örneğin, öldürmek için tetiğe basmış ama silah tutukluk yapmışsa), tehlikenin ağırlığı daha yüksek kabul edilebilir ve teşebbüs indirimi alt sınıra yakın uygulanabilir. Vazgeçme iradesi olmaksızın icraya devam edilmesi, tehlikenin ciddiyetini artıran bir faktör olarak değerlendirilebilir.