TCK m.204(1)'deki 'sahte resmi belgeyi kullanmak' fiili ile TCK m.268'deki 'Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle de işlenebilir' (iftira suçunun özel görünümü) arasında nasıl bir ayrım yapılmalıdır? Yargıtay 8. CD 2017/10236 K. (KYB) kararı bu konuda ne belirtmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131486

TCK m.268'deki suçun oluşabilmesi için kişinin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Yani, amaç kendisini bir suç isnadından kurtarmaktır. TCK m.204(1)'deki sahte resmi belgeyi kullanma ise daha genel bir ifadedir ve bu özel amacı aramaz; sahte olduğunu bildiği bir resmi belgeyi herhangi bir hukuki işlemde veya durumda kullanmak yeterlidir. Yargıtay 8. CD kararında, uyuşturucu ticareti suçundan aranan sanığın, yakalanmamak için üzerinde kendi fotoğrafı olan başkasına ait sahte kimliği polise vermesi TCK m.204/1 (resmi belgede sahtecilik) ve Kabahatler K. m.40 (kimliği bildirmeme) kapsamında değerlendirilmiş, TCK m.268'in unsurlarının (sahte kimlik bilgilerine dayanılarak bir belge düzenlenmemesi ve gerçek kimliğini sonradan söylemesi nedeniyle) tam oluşmadığı belirtilmiştir. Fikri içtima (TCK m.44) gereği sadece TCK m.204'ten ceza verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.