TCK m.182'de düzenlenen çevrenin taksirle kirletilmesi suçunda, suçun 'tehlike suçu' olarak kabul edilmesinin, zararın fiilen gerçekleşmesi şartı açısından anlamı nedir?
Çevrenin taksirle kirletilmesi suçunun (ve kasten kirletilmesinin de) 'tehlike suçu' olarak kabul edilmesi, suçun oluşumu için çevreye yönelik somut bir zararın fiilen meydana gelmesinin zorunlu olmadığı anlamına gelir. TCK m.182'deki 'çevreye zarar verecek şekilde' ifadesi, Yargıtay içtihatlarında (örn: 18. CD, 2015/42905 K.) 'zarar vermeye elverişlilik, zarar ihtimali' olarak yorumlanır. Yani, yapılan eylemin (atık veya artığın alıcı ortama verilmesi) çevreye zarar verme potansiyelini taşıması, bu ihtimalin bulunması suçun oluşumu için yeterlidir. Fiili zararın gerçekleşmesi, suçun unsuru değil, belki cezanın belirlenmesinde (TCK m.61) veya nitelikli hallerin (TCK m.182/1 c.2, m.182/2) uygulanmasında dikkate alınabilir.