Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/710 E., 2020/493 K. sayılı kararında, taksirli suçtan verilen uzun süreli hapis cezasının TCK m.50/4 uyarınca adli para cezasına çevrilmemesine ilişkin yerel mahkeme gerekçesi neden yeterli görülmüştür?
YCGK, sanığın asli kusurlu olması, ölenin yakınlarının zararının giderilmemiş olması ve yargılama sürecinde pişmanlığını gösteren söz ve davranışının bulunmaması göz önüne alındığında, sanığı yargılama sürecinde bizzat gözlemleyen ve olumlu kanaate ulaşmayan Yerel Mahkemenin hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi hususunda gösterdiği gerekçenin TCK’nın 50. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kıstasları kapsayacak biçimde kanuni, yeterli ve dosya kapsamıyla da uyumlu olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle Özel Daire'nin bozma kararı isabetsiz bulunmuştur. Yerel Mahkeme, 'Sanığın pişmanlık duymaması, suçun işlenmesindeki kusurunun ağırlığı, meydana gelen zararın ağırlığı' gibi somut gerekçeler sunmuştur.