Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2018/992 K., 2018/8238 K. sayılı kararında, bir süt fabrikasından Mustafakemalpaşa Çayı'na kirli atıksu deşarjı iddiasıyla açılan davada, bilirkişi raporlarındaki çelişkili hususlar ve mahkemenin eksik kovuşturması nasıl değerlendirilmiştir?
Kararda, ilk bilirkişi raporunun genel ifadeler içerdiği, Dairenin bozması sonrası alınan ikinci bilirkişi raporunda ise KOİ değerinin limitleri aştığı ancak kirliliğin kalıcı olmadığı belirtilmiştir. Yargıtay, kalıcı nitelikte olmamanın sadece TCK m.181/3 veya m.182/1-c.2'nin uygulanmayacağı anlamına geldiğini, temel suçun oluşabileceğini vurgulamıştır. Mahkemenin, sanığın kast veya taksir şeklindeki kusurluluk türlerinden hangisinden sorumlu olduğunu tartışmadan, kirliliğin kalıcı olmaması gibi hatalı bir gerekçeyle ve eksik kovuşturma ile beraat hükmü kurmasını hukuka aykırı bulmuştur. Sanığın sorumluluğunun (kast/taksir) belirlenerek TCK m.181 veya m.182'ye göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.