Suça teşebbüste (TCK m.35) cezanın belirlenmesinde 'eksik teşebbüs – tam teşebbüs' ayrımının kaldırılması, 'sırf hareket suçları' açısından nasıl bir pratik sonuç doğurmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131337

TCK m.35 gerekçesinde belirtildiği üzere, 'eksik teşebbüs – tam teşebbüs' ayrımı sırf hareket suçlarında uygulanamamaktaydı. Sırf hareket suçlarında, icra hareketlerinin yapılmasıyla suç tamamlanır, ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmaz. Bu nedenle, bu tür suçlarda icra hareketlerinin bitip bitmediği üzerinden bir 'tam/eksik teşebbüs' ayrımı yapmak anlamsızdı. Yeni düzenleme ile bu ayrım tüm suçlar için kaldırıldığından ve ceza belirlenirken 'meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı' esas alındığından, sırf hareket suçlarına teşebbüs durumunda da (örneğin hakaret suçuna teşebbüs, eğer hakaret içeren mektup gönderilmeden yakalanırsa) bu genel kritere göre ceza tayini mümkün hale gelmiştir. Ancak sırf hareket suçlarının yapısı gereği teşebbüse elverişli olup olmadıkları ayrıca tartışılır.