Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/10-183 E., 2015/62 K. sayılı kararında, uyuşturucu madde satın alma eyleminden 'kalitesini beğenmeme' ve 'polis takibinden şüphelenme' nedeniyle vazgeçilmesi gönüllü vazgeçme (TCK m.36) kapsamında değerlendirilmiş midir? Farklı sanıklar açısından nasıl bir sonuca varılmıştır?
YCGK kararında, sanıklar Veli ve Gültaze'nin, uyuşturucu maddenin kalitesini beğenmemeleri ve fiyatını yüksek bulmaları nedeniyle alışverişten kendi otonom iradeleriyle vazgeçtikleri, bu durumun dış bir engel olmaksızın gerçekleştiği için TCK m.36 kapsamında gönüllü vazgeçme olarak kabul edilmiştir. Polis takibinden şüphelenme hususu, bu sanıklar için doğrudan vazgeçme nedeni olarak değil, fail Haci için değerlendirilmiştir. Sanık Haci'nin ise aracılık etme eylemini tamamladığı ve vazgeçme iradesi göstermediği, aksine başka alıcılara da maddeyi pazarlamaya çalıştığı için gönüllü vazgeçmeden yararlanamayacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, aynı olayda farklı sanıkların eylemleri ve iradeleri ayrı ayrı değerlendirilmiştir.