Bir sanık, 10 ay hapis cezasına mahkum olmuş ve bu cezası TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevrilmiştir. Sanık, adli para cezasını ödemediği için bu ceza, 5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilmiştir. Sanık, bu çalışmayı da reddederse ne olur?
Bu durumda, 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinin son cümlesi uygulanır. Bu hükme göre, 'Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.' Yani, sanığın kamuya yararlı işte çalışma yükümlülüğünü de yerine getirmeyi reddetmesi halinde, infaz rejimi tekrar değişir ve sanık hapis cezası ile karşı karşıya kalır. Cumhuriyet savcısının kararıyla, başlangıçta hükmedilen adli para cezasına karşılık gelen gün miktarı (bu olayda 10 ay = 300 gün), hapis cezası olarak infaz edilir. Eğer sanık bir süre çalışmışsa, çalıştığı günler (her 2 saatlik çalışma 1 gün sayılarak) bu süreden mahsup edilir ve geri kalan süre için açık ceza infaz kurumuna gönderilir. Bu, yaptırımların infaz edilmesini sağlamak için getirilmiş kademeli bir zorlama sistemidir.