Suça teşebbüsün cezalandırılmasının ardındaki temel ceza hukuku felsefesi nedir? Kanun koyucu, netice gerçekleşmediği halde faili neden sorumlu tutmaktadır?
Suça teşebbüsün cezalandırılmasının ardında yatan temel felsefe, ceza hukukunun sadece gerçekleşen 'neticeyi' değil, aynı zamanda failin 'hukuka aykırı iradesini' ve bu iradenin dış dünyada yarattığı 'tehlikeyi' de dikkate almasıdır. Cezalandırmanın nedenleri şunlardır: 1) Sübjektif Unsur (Failin Tehlikeliliği): Fail, suçu işleme kastıyla elverişli hareketlere başlayarak, hukuk düzenine karşı olan düşmanca tavrını ve tehlikeliliğini ortaya koymuştur. Neticenin gerçekleşmemesi, çoğu zaman tesadüfi bir engele bağlıdır. Failin iradesi ve niyeti, suçu tamamlayan bir failinkiyle aynıdır. 2) Objektif Unsur (Hukuki Değerin Tehlikeye Atılması): Failin icra hareketlerine başlaması, korunan hukuki değeri (yaşam, mülkiyet vb.) somut bir tehlikeye atmıştır. Ceza hukuku, sadece ihlali değil, ihlal tehlikesini de önlemeyi amaçlar. 3) Toplum Güvenliği ve Caydırıcılık: Teşebbüsün cezasız bırakılması, faillerin 'deneme-yanılma' yoluyla suç işlemeye teşvik edilmesi anlamına gelirdi. Teşebbüsün de cezalandırılması, suç işleme kararının eyleme dönüşmesini engellemeyi ve genel caydırıcılığı sağlamayı hedefler. Kısacası, teşebbüs, failin tehlikeli iradesi ile eyleminin yarattığı tehlikenin birleştiği, ceza hukuku müdahalesini meşru kılan bir aşamadır.